25 02 2009

Karahanlı Türkçesinde Oğuzca Belirtiler-Hazin Hayal İçel

KARAHANLI TÜRKÇESİNDE OĞUZCA BELİRTİLER

 

Hazin Hayal İÇEL

 

   Karahanlı Türkçesi Türkçenin Köktürkçe ve Uygurcadan sonra devam eden koludur. Bu dönemde yazılan eserler Eski Türkçe özellikler bulundurmakla birlikte karışık dillilik şeklinde ifade edilebilecek bir takım özellikler de barındırmaktadırlar. Doğu Türkçesine öncüllük eden bu dil, içinde diğer lehçelere ait özellikler de bulundurmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Oğuzların Türkçesidir. Kaşgarlı  Mahmud’un eserinde belirttiği birçok  özellik bize o günün Oğuzcasına dair bilgiler sunmaktadır.Kaşgarlı Mahmud’un verdiği bilgiler ve o dönemlere ait  araştırmalar sonucunda gerek bu dönem Türkçesinde gerekse Eski Türkçe döneminde Oğuzca özelliklerin var olduğu ve bu lehçenin o dönemlere ait yazı diline etki ettiğine dair tahminler yürütme olanağı ortaya çıkmaktadır.Prof. Dr. A.V. Gabain Eski Türkçede beş ayrı lehçenin var olduğunu belirtmiştir,bunlardan biri de Oğuzca olmalıdır.Bunun yanında Prof. Dr. Zeynep Korkmaz’ın Eski Türkçede Oğuzca unsurlar adlı makalesi ve buna istinaden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in makalesi o dönemde Oğuzca özelliklerin olduğu yönündeki tahminleri güçlendirmektedir.

Zeynep Korkmaz ve Gürer Gülsevin hocalar yaptıkları Oğuzcaya dair çalışmalarda diğer lehçeler içerisinde Oğuzca unsurların tespiti konusunda ayrıntılı açıklamalar yapmışlardır. Bunların ışığında hangi unsurların Oğuzca olabileceği ortaya konmak istenmiştir. Burada izlenen yol da bu çalışmaları referans alarak sonraki dönemlerde Oğuzca içerisinde karakteristik hale gelmiş olan ve diğer lehçelerde sadece Oğuzca etkisiyle var olmuş olabileceği düşünülen unsurları ele almak olmuştur. Söz konusu çalışmada Karahanlı Türkçesi dahilinde olan Kutadgu Bilig,Atabetü’l-Hakayık  ve Türkçe İlk Kur’an Tercümesi adını taşıyan Prof. Dr. Aysu Ata’nın çalışması içerisinde yer alan Oğuzcaya dair faktörler ortaya konmaya çalışılmıştır.

 

-a/-e datifi:

 

   Orhun Abidelerinde –ka/-ke;-ga/-ge şekli yaygın olan ek iyelik eklerinden sonra –a/-e biçiminde kullanılmıştır.Bu özellik Gürer Gülsevin hoca tarafından Oğuzca bir etki olarak değerlendirilmektedir.* Karahanlı Türkçesine ait yukarıda sayılan eserler içinden sadece Kutadgu Bilig’de bir kez bu ek kullanılmıştır ancak şahıs ekinden sonra değil tıpkı Batı Türkçesinde olduğu gibi kullanılmıştır:

 

 Kayu kend uluş ordu karşı yire

 Kitabga öngin at atamışlar-a

 

-a/e bil- iktidari fiili:

 

   Doğu Türkçesinin öncüsü dediğimiz bu dönemin Türkçesinde iktidari fiilin tıpkı Doğu Türkçesinde olduğu gibi Çuvaşçada datif eki her zaman –a/-e biçiminde kullanılmıştır. Çuvaşçadaki bu kullanım ve yazıtlardaki iyelik ekinden  sonra kullanılan datif tercihi kafa karıştırıcı bir durum olarak cevap beklemektedir. al- olması  beklenirdi; ancak iktidari çekim Oğuzcada olduğu gibi  bil- fiili ile sağlanmıştır.

 

Kutadgu Bilig:

 

 Kişi men tigüçi apa oglanı

İsig tumlıgıg bilgü adra anı(4724)

 

Atabetü’l-Hakayık:

 

 Akı er biligni yet-e bildi kör.

 

 Akuzatif eki:

 

Prof. Dr. Mustafa Canpolat belirtme durumu ekinin kökenine dair yazdığı makalede Karahanlı Türkçesinde akuzatif ekinin Batı Türkçesinde olduğu gibi –ı/-i’li biçimlerinin de olduğunu göstermiştir.Ve bunun sonucunda Batı Türkçesinde umumi hale gelen –ı/-i akuzatifinin –g/-g’den değil –nı/ni’den geliştiğini söylemiştir.Ve çalışmasında Kutadgu Bilig’de geçen –ı/-i ekli belirtme fonksiyonlarını işaretlemiştir:

 

Yana öz evine okumaz kişi

Başı bürnü yir evde yalnuz aşı(4665)

 

İdi artuk ördüm kerek bu kişi

Kalı öznese begke iltür başı(2420)

 

İlig aydı bilge menin kılkımı

Körüp menzetü urdı bu atımı(824)

 

Bu ay toldı aydı menin atımı

Bügü menzetür ayka bu kılkımı(730)

 

Buradaki örnekler incelendiğinde akuzatif ekine dair yapılan yorumları yeniden değerlendirmek gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Türkiye Türkçesinde umumi halde olan akuzatif tercihinin bu dönemde bugünkü şekliyle kullanılmış olması bir Oğuzca belirti gibi düşünülebilir. Ayrıca Mustafa Canpolat’ın iddiasına göre –u/-ü biçiminin metinlerde görülmeyişi  –ı/-i akuzatifinin  –g/-g’den gelmemiş olduğunu göstermektedir. Ancak Atabetü’l- Hakayık adlı eserde karşılaşılan bir örnek bunun aksini ortaya koymaktadır:

 

Senamu  ayugay seza bu tilim(3)

Unarça ayayın yarı bir manga

 

Söz konusu örnekte görülen akuzatif –ı/-i’ye kaynaklık eden akuzatif olmalıdır. Bu yönüyle de bir Oğuzca belirti olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Bul- fiili:

 

   Doğu Türkçesinin bul- anlamına gelen fiili tap- ‘tır. bul- fiili ise Batı Türkçesinin karakteristik hale getirdiği fiildir. Bu bağlamda metinlerde bul- fiiline rastlanıldığında bunun Oğuzca etkisiyle gerçekleşmiş olabileceği düşünülebir.

 

Kutadgu Bilig:

 

Tiriglik bolurça yigümni bulur men

Kerek bolsa birgey manga bir idim tap(3801)

 

Atabetü’l-Hakayık:

 

Bilig birle bulnur saadet yolı

Bilig bil saadet yolını bula

 

Türkçe İlk Kur’an Tercümesi:

 

Mel’unlar kayda me bulnurlar,tutlurlar,öldrülürler.

 

-daçı/-deçi partisibi:

 

    Eski Türkçede de bulunan bu partisip Prof. Dr. Gürer Gülsevin tarafından da Oğuzca bir unsur olarak ifade edilmiştir.

 

Kutadgu Bilig:

 

Usal bolmagıl ay tirig bol-daçı

Tirig boldung erse özüng öl-deçi

 

Atabetü’l-Hakayık

 

Cefa kıl-daçı-ngka yanıt kıl vefa

Kamug teg-deçi neng kazadın erür(327)

 

Türkçe İlk Kur’an Tercümesi:

 

Bular kızlarım ol özleri içinde eger erse sizler kıl-daçı-lar

Igla- fiili:

 

  Kaşgarlı Mahmud eserinde Oğuzların bazı kelimelerin

başında bulunan y’leri düşürdüklerini belirtmiştir.(yıl/ıl)Bu bağlamda Doğu Türkçesinde yıgla- biçimiyle gördüğümüz fiil Batı Türkçesinde ıgla-/agla- biçimini almaktadır.

 

Türkçe İlk Kur’an tercümesi:

 

Külsünler azkına ıgla-sunlar üküş,yanut anı kim kazganur erdiler.(1 kez)

 

Kendü zamiri:

 

   Doğu Türkçesi için karakteristik olan dönüşlülük zamiri öz’dür. Daha sonra Batı Türkçesi içerisinde tipik hale gelecek olan kendi/kendü zamiri metinlerimizde de tespit edilmiştir.

 

 

Kutadgu Bilig:

 

Agın kendü berklig tili sözlemez

Biligsiz tili ol sözin kizlemez(970)

 

Atabetü’i-Hakayık:

 

Tetiklikte kendü ayastın ozup(55)

Kanı kendü edgü kişi turgu yir(406

 

Türkçe İlk Kur’an Tercümesi:

 

Körmez mü sen anlarnı kim arıturlar özlerini,kendü Tangrı arıtur kimni kim tilese.

 

Kizle- fiili:

 

   Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in Kutadgu Bilig’in dilinde lehçelerin özellikleri:’denk çiftler’ adlı makalesinde de gösterdiği üzere kizle- fiili, Doğu Türkçesinin yaşur- fiiline denk olan, Batı Türkçesine ait bir fiil olarak değerlendirilmiştir.

 

Kutadgu Bilig:

 

Yana sözleding yime sözledim

seve baktıng erse yüzüm kizle-dim(665)

 

 

Atabetü’l-Hakayık:

 

Katıg kizle razıng kişi bilmesün(169)

Sözüng kizle kidin başın kizle-me(358)

 

Türkçe İlk Kur’an Tercümesi:

Kizleyürler özleri içinde anı kim belgürtmezler

 

Mengze- fiili:

 

   Aynı makalede mengze- fiili de Doğu Türkçesinin ohşa- fiilinin karşılığı olarak değerlendirilmiştir.

 

 Kutadgu Bilig:

 

Mungar mengze-r emdi bu sözni eşit

Bu söz işke tutgıl özingke iş it(1306)

 

Türkçe İlk Kur’an Tercümesi:

 

Mengzetürler anlarnıng aytıkıgınka tandılar munda burun.

 

u- iktidari fiili:

 

   Eski Türkçede de var olan bu fiil sonraları Batı Türkçesi içerisinde olumsuz çekimlerde kullanılmıştır. Bu dönemler içerisinde kullanılmışlığı da Oğuzca olarak değerlendirilecek olursa söz konusu fiil de bu çalışmanın içine dahil edilebilir.

 

Kutadgu Bilig:

 

Neteg kim biligsiz bil-ü-mez munı

Ukuşlug ukupan küzetür anı

 

Atabetü’l-Hakayık:

 

Kamug kazganıglı ajun malını

Yiy-ü-medi bardı körüng halini

 

-uban/üben gerindiyumu:

 

   Yazıtlarda’ süngük batımı karıg söküpen’ biçimindeki gibi kullanıma giren ek –pan/-pen gerindiyumunun genişletilmiş şekli olarak ifade edilmiştir. Prof . Dr. Osman Nedim Tuna tarafından ise –uban/üben gerindiyumu Oğuzca bir özellik olarak ifade edilmiştir. Bunun ışığında bu eklerin  –upan/üpen biçiminde var olmuş olması iki vokal arası sedalılaşmanın başlamamış olması göz önünde bulundurularak Oğuzca bir özellik şüphesi barındırması dolayısıyla ele alınmıştır.

 

 

 

 

SONUÇ:

 

    Söz konusu tespitler Orta Türkçe döneminden sonra lehçelerde yaygınlaşmaya başlamış özellikler göz önünde bulundurularak değerlendirmeye alınmıştır. Bunun yanında Kaşgarlı Mahmud’un Oğuzcaya dair verdiği bilgileri değerlendiren araştırıcıların çalışmaları bu çalışmaya dayanak     olmuştur.Ancak şu var ki: söz konusu dönemlere dair Oğuzca bir metin bulunmadığı için bu değerlendirmeler ihtiyatla karşılanmalıdır. Zira bu özellikler Oğuzcaya has olmayıp sadece Oğuzlar tarafından devam ettirilen bir seçenek de olabilir.

 

KAYNAKLAR:

 

        1.Prof. Dr. Aysu Ata,Türkçe İlk Kur’an Tercümesi(TDK 2004)

 

       2.Besim Atalay,Divanü Lügati’t-Türk Tercümesi(TDK)

       3.Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat,Atabaetü’l-Hakayık(TDK 2006)

      4.Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat,Kutadgu Bilig(TDK 1999)

      5. Prof. Dr. A. Von Gabain,Eski Türkçenin Grameri(TDK 2007)çev. Prof. Dr. Mehmet Akalın

      6.Prof. Dr. Mustafa Canpolat,Eski Anadolu Türkçesindeki Belirtme Durumu Ekinin Kökeni Üzerine(Türkoloji Dergisi X. Cilt 1. Sayı,Ankara DTCF 1992)

       7. Prof. Dr. Muharrem Ergin,Orhun Abideleri(Boğaziçi 2004)

      8 . Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Eski Anadolu Türkçesinde Ekler(TDK 2007)

      9. Prof Dr. Gürer Gülsevin,Kutadgu Bilig Türkçesinden Anadolu Ağızlarına(ÇÜTAM genel ağ sayfası)

 

     10.Prof. Dr. Gürer Gülsevin ,Kök Türk Bengü Taşlarındaki Oğuzca Unsurlar(ÇÜTAM genel ağ sayfası)

 

     11.Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Kutadgu Bilig’in Dilinde Lehçelerin Özellikleri:’denk çiftler’(ÇÜTAM genel ağ sayfası)

 

      12.Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Oğuzca Olmayan Tarihi Metinlerde Oğuzca Unsurlar ve Nehcü’l-Feradis Örneği(Uluslar arası Sürekli Altayistik Konferansı Bildirileri,haziran 2003)

     13.Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu,Karahanlı Türkçesi Grameri(TDK 2003)

   

      14.Prof. Dr. Günay Karaağaç,Çağatayca El Kitabı,(Akçağ 2005)

      15.Prof. Dr. Günay Karaağaç,Lütfi Divanı(TDK,1997)

     

     16.Prof. Dr. Zeynep Korkmaz,Eski Türkçedeki Oğuzca Belirtiler(ÇÜTAM genel ağ sayfası)

        

       17. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz,Oğuzcanın Tarihi Gelişimi(ÇÜTAM genel ağ sayfası)

      

       18.Prof. Dr. Mustafa Öner,Bugünkü Kıpçak  Türkçesi(TDK 1998)

528
0
0
Yorum Yaz